Bulut için resim yapmak, renklerin içinde yolculuğa çıkmak gibiydi. Ta ki bir gün içindeki renkler solmaya başlayana kadar…
En sevdiği oyunlar, boyalar, hatta gökyüzü bile eskisi gibi görünmüyordu. Bulut kendini bembeyaz bir sayfanın ortasında yapayalnız kalmış gibi hissediyordu.
Sonra yolu hastanenin 402 numaralı odasına düştü. Orada tatlı mı tatlı Deniz, umudu biraz kırılmış Rüzgâr ve birbirinden heyecanlı oyunlarla gelen doktorlar vardı. Bir de kimsenin tam olarak nasıl sonuçlanacağ ...