“Vapurda soğuk rüzgâr yüzüne çarpınca kendine geldi. Beşiktaş’ta vapurdan inenlerle beraber meydandaki kalabalığa karıştı. Şair gibi gözlerini kapattı bir an, sucuların çıngırak seslerini duymasa da vapur düdüğüne karışan arabaların gürültüsünü, hep bir telaşı olan insanların sesini dinledi. İstanbul’a ilk geldiğinde bu meydanda küçücük kaldığını zannetmişti, nokta kadar. Bir anda yok olsam kimsenin dikkatini çekmez, İstanbul eksilmez, diye düşünmüştü. İstanbul'da milyonlarca insan, milyonlarca ...