Hiçlik üzerine düşünmek, çoğu zaman olmayanın, kaybolanın ve geride hiçbir şey bırakmayanın peşinden gitmek gibi görünür. Oysa bu çalışmanın sonunda ulaşılan yer, hiçliğin yalnızca yokluk olarak düşünülemeyeceğini göstermektedir. Hiçlik, varlığın karşısında duran sessiz ve boş bir alan değil; varlığın kendisini açığa çıkardığı, biçim değiştirdiği ve yeniden kurulduğu bir eşiktir. Mu‘tezile’nin “ma‘dûm şeydir” önermesinden başlayarak farklı düşünce geleneklerinde karşılaştığımız bu problem, hiçli ...