'Artık şiir üzerine konuşacağım, demek ki hiçbir şey üzerine ve aynı anda her şey üzerine, sessizlik ve gürültü üzerine, yokluğun çelimsiz bakışıyla varlığın vazgeçilmez konutu üzerine ve hep birincil olmayan şeylerle üçüncül şeylerin tekilliği üzerine konuşacağım. Dağların dağılmaktan uzaklaştığı ve bir ortaçağ bulutunun içinden geçen genç kız gölgesinin hava durumuna muhalefetten sanrılı bir rüya çıkarıp ormanın orta yerinde, hayvan iskeletlerinin ve kurumuş etlerin hemen üstünde ateş yakmasın ...