Füsûsu’l-Hikem, Mesnevi-i Şerîf ve Hikem-i Ataiye gibi eserler literal nesneler değil nâtık ruhlar olarak bize can verir, idrakimize iskele uzatır, kişiliğimizi inşa edip bizi Müslüman kimliğine kavuştururlar.
Hem Hakk’ın tercümanı olan müelliflerimiz hem kendilerini gönülleriyle bereketlendirdikleri eserlerin tercümanı gören şarihlerimiz, nesneleri marifetle müşâhede eder, bizi akide, amel ve ahlâk bütünlüğü içerisinde gerçekle yüzleştirmek isterler. Bu tercümanlardan biri hikmetlerini an ...