Kendi iradesizliğimize ve korkularımıza bulduğumuz en kolay bahanedir “İçimizdeki Şeytan”. Oysa Sabahattin Ali, parmağını tam da saklandığımız o karanlık köşeye uzatıyor: Şeytan dışarıda değil, bizzat karar almaktan kaçtığımız her andadır.
Macide ve Ömer’in aşkı etrafında şekillenen bu roman, dönemin aydın çevrelerinin maskelerini tek tek düşürürken bireyin vicdanıyla olan amansız hesaplaşmasını anlatıyor.
Entelektüel buhranların, ahlaki yozlaşmanın ve toplumsal iki yüzlülüğün ortası ...